15 Ocak 2010 Cuma

umut ve mutluluk

Değerli Dostlarım

Biz burada ne yapıyoruz? Niye buradayız? Neden her hafta toplanıp gelecek hafta ne yapalım, bu yıl ne yapalım diye düşünüyoruz? Nedir bizleri dışarıda gördüğünüz kalabalıktan ayıran. Dışarıdan bakan birisi; bizler ile dışarıda bulunanlar arasında belirgin bir fark bulamaz. Peki, o zaman neden onlar değil de, siz, değerli dostlarım. Siz neden buradasınız… Neden!

Çocuklarımıza, torunlarımıza ve bu ülkenin sakinlerine daha iyi yarınlar yaratmak için buradayız. Bizlere hediye edilmiş bu yaşamları doyasıya yaşamak, üretmek, çalışmak, mutlu olmak ve paylaşmak için buradayız. Ortaya koyduğumuz bu çaba her zaman istediğimiz sonuçları vermese de biliyoruz ki bizler deniyor ve elimizden gelenin en iyisini ortaya koyuyoruz.

Çünkü ortaya koyduğumuz bu çaba bizim gerçek potansiyelimizi ortaya çıkartacak ve taçlandıracaktır. Ancak tek başına yenen yemek her zaman buruk olur dostlarım. Nasıl insan tek başına yaşadığında bir organizmadan farksız ise başarılarımızı kutladığımızda, potansiyelimizi gerçekleştirdiğimizde veya toprağın bizlere çoğaltarak verdiklerini paylaşmak için hep yanımızda sevdiklerimizi ararız.

Yalnızlığa, sevgisizliğe, umutsuzluğa ve unutulmuşluğa uzun süre dayanamayız dostlarım. Ama bazı insanlar hayatlarının bir döneminde, kısacık bir süre için bile olsa; Soğuk, Açlık, Sefalet ile yüzleşmek zorunda kalabilir. Her şey insanlar için dostlarım.

Bizler kardeşçe, insanca ve umutla yaşanabilir bir dünyanın her gün yeniden tanımlanması için çalışmalıyız. Çünkü insanlık geriye gitmez, gidemez. Veba ve veremi yendik. Sırada çocuk felci var. Bizler anne ve babalarımızdan daha iyi durumdayız. Çocuklarımız, torunlarımız da bizlerden daha iyi durumda olacaklar. Ve bu gösteriyor ki bilim ve aklın rehberliğinde yeterli emek, kaynak, donanım ve zaman ile bizlerin altından kalkamayacağı bir şey yok.

Bugün sizleri farklı bir şeye davet etmek istiyorum. Yorgun, isteksiz, mutsuz ya da ne olursa olsun gülümseyin dostlarım. Önümüzde ki 21 gün boyunca etrafınıza gülün ve mutluluk saçın. Çocuklarınızı öpün, torunlarınızı öpün, eşinize güzel şeyler fısıldayın. Ya da uzakta bulunan sevdiklerinizi arayın. Bu hafta güzel şeyler yapın dostlarım.

Bu hafta sıyrılın her şeyden; Güzelliklerle dolu bir haftanız olsun.

Günün tadını çıkarın; Yaşam sizin olsun.

Yaşamları değişen, sağlıkları bozulan, umutları yıkılan ya da zor günler geçiren birçok insan var.

Sizleri önümüzde ki 21 gün boyunca gönüllü umut ve mutluluk elçisi olmaya çağırıyorum dostlarım.

Yaşam kısa ve çok değerli. Her şey gönlünüzce olsun.

Saygılarımla

8 Ocak 2010, Adana

----

Hiç bir kere hayat bayram olmadı

Ya da her nefes alışımız bayramdı

Bir umuttu yaşatan insanı

Aldım elime sazı

Hiç yorum yok: